SAKARYA BÖLGE HABER Gazetesi - Sakarya Haberleri - Güncel - Politika - Siyaset - Spor - Ekonomi - Yaşam - Eğitim - Kültür - Sağlık - Forum - Blog
Güncel
Politika
Yaşam
Sağlık
Eğitim
Kültür
Foto Galeri
Genel
Magazin
Duyuru
Ekonomi
Spor

Paragraf

Murat AYDOĞDU

ÜSKÜDAR-SAKARYA HATTI

Yazı Boyutu: 
ÜSKÜDAR-SAKARYA HATTI

Bir deprem sonrasında gelip yerleştiğim Adapazarı’ndan, depreşen duygularımla Üsküdar’a taşınıyorum.

Eşimin cenazemi almak için, Gölcük Seymen’deki evin yıkıntısına geldiği daha dün gibi.
“Hani buralar az yıkılmış, biz gidip Ada’ya yerleşelim” diye; üzerindeki Pabuççular Kavaklı Camii’nin minaresini kaldırıp, kayınpederimin çatı katına yerleştik.
Makedonya-Kocacık asıllı kayınpederimin Manav kızı alıp Hanımköy’lü (kılıbık) olması yeni çıkmış bir durum değil. Âdeti bozmamak için benimde Ada’lı olmam tarihi bir zorunluluktu. Sonuçta Üsküdar’a taşınmam, bir ayağımın burada olmasını engellemeyecek.
Metro çalışmalarının Üsküdar’a kadar uzanması ile, Üsküdar-Ada hattı benim için hem nostaljik hem de yaşayan bir hat. Her ne kadar Yönetici Zevatın Haydarpaşa-Ada tren tarifelerini kaldırma, aksatma ya da Terminali şehir dışına taşırma işgüzarlıkları olsa da, trenin gittiği yere kadar Adapazarı-Haydarpaşa hattı yaşayan bir tarih olarak kalacak. 
 Benim için atalarımızın atlarının, Uzak Asya’nın bozkırlarından ya da Kafkasların, Kürdistan’ın dağlarından, belki de Ortadoğu’nun çöllerinden dörtnala gelip su içtiği Sangaryos nehrinin toprakları, Üsküdar’a kadar süreklilik arz eder.
Atalarımızın pirlerinden baba erenler iki kardeştirler. Kardeşlerden Sakar Baba geyik üzerinde yolculuk ederdi, rivayet olur ki, Sangarius’un kıyılarına geldiğinde Karaman Baba ağabeyine hürmeten; “Biz Sangarius, Dingarius anlamazık, bundan kelli buralar Sakar Baba’ya atfen Sakarya diye anıla” der. Cüssesi gibi yüreği de heybetli Karaman Baba’nı 3 metre boyu vardır ve atlar onu taşıyamadığından çift dingilli (hörgüçlü) Asya devesine binerdi. İnanmayanlar Karaman Baba’nın türbesinde iki adam boyu kabrine baksınlar.
Baba erenlerin at sürüp geldiklerinde, Beşköprü (Justinyanus köprüsü) o zamanlar Konstantiniye’nin gümrüğüdür.  Köprü üzerindeki Bizans komutanının “Dur’ ya baç verirsin ya da buradan öte gidemezsin” hönkürmesi ile Baba Eren yoldaşlarına döner; “Bu Bizans itine dalaşmaktansa çalıyı dolaşmak evladır” der ve bu günkü Karaman Baba mevkiinden doğru dolaşarak Kandıra taraflarında mola verirler. Kandıra da rehavete dalan erenler bir miktar oyalanmaları üzerine Karaman Baba “Kalkın yürüyün erenler, Kandıralılar sizde” sözü tarihe not düşer.
“Deniz bizi bozar” diyerek, Sultanbeyli üzerinden yaylaklardan doğru seğiren erenler en sonunda Üsküdar’a varırlar. “Ahan da kara bitti, şimdi ne napacaz” diye kara kara düşünen erenlere yine Baba Eren yetişir; sakalını sıvazlayıp kısık gözleri ile karşı kıyıları tarar ve “Daha atı denize sürtmenin vakti gelmedi, hele bir çömek, görelim Mevla’m neyler, neylerse güzel eyler” der.
Boğaz’ın akan sularına sadece bir kez bakabileceğini, bir sonraki akan suyun başka bir su olacağını bilen eren dedelerimiz; “Dün sana Üsküdar tepelerinden baktım, aziz İstanbul” diyerek, otağlarını Üsküdar’a kurarlar.
Erenler bir dönem Bizans’ın kendilerini bu akıncılardan korumak için Squtarionlarını (kalkan) yaptıkları yerleşim yerine, sonradan gelen Arnavut İşkodralı’larla beraber yerleşirler. Farisiler de konak ve ulak anlamına gelen Eskudari kelimesini, bizim buralarda konakladığımızdan beri kullanır olmuşlar. Evliya çelebinin torunları olarak biz ise; akan suyun değiştiği düşüncesi ile buraları eski diyar olarak adlandırdık, Eskidiyar zamanla olmuş Üsküdar.
Fazla sürmez Bozkırların, dağların ve dahi çöllerin evlatları denize alışkın değildir ya; boğazın ha bire akan sularına baka baka deniz tutar erenleri, mideleri bulanıp başları dönmeye başlar. Amma velâkin bu meşk halinden fena etkilenen Karşı kıyı Bizans ahalisinin içine bir iman ateşi düşer ve üç ermiş zatı Baba eren’e yolarlar.
Baba Eren birinci zat’a beş tane taş verir “Bunları karşı kıyıya dikesin beş vaktin sembolü olsun. Sonra çarşıya dalasın. Siyah ve beyazdan başka renk tanımayıp, her şeye karşı çıkasın, sizin Bizans tekfurları entrikacıdır, onlara göz açtırmayasın” diye el verir.
İkinci zat’a biri kırmızı, biri sarı iki gül verir “Sizin Pera’nın mukimleri yumuşaktır, onlar ancak letafetten anlar. Güllerle onları yuyasın, bizden bir beyin oğlu geldiğinde ayaklarının altına güllerden yol döşeyesin” diye el verir.
Üçüncü zat’a ise “Öyle süngüsü düşük miğfer mi olurmuş? Sen git hazırlık yap bizim torunlardan biri gelir, Kızıl Elma’nın süngülerini kaldırır, yedi tepeyi çınlatır elbet” diye el verir. Sonra da; “Her kim ki; o mabette secdeyi tekrar kaldırır, Kızkulesi’ne karşı mey çekip, sabaha kadar anırarak gebersin zındık” diye de beddua eder.
O günlerden sonra, Adapazarı Erenler mıntıkasından Karaman Baba’nın torunları Üsküdar’a mesken tutarlar. Bu günkü Üsküdar’ın her mahallesi, bir baba eren’in dergâhı etrafında şekillenmiştir. Adapazarı Şeker mahallesinden birlikte getirdiği esmer yarenleri, halen Üsküdar Selamsızda mukimdirler. Üsküdar’a nakış nakış işlenen dergâhların piri Nakkaş Babadır. Hatta baba erenlerin bohçacılarının nakış işlemeleri İstanbul’da o günlerden kalma kültürdür.
“Delikli demir icat oldu, mertlik bozuldu” sözünden birkaç yüzyıl önce başlayan, “Yedi delikli borulara üflemek, cihadın büyüğüdür” diye yola koyulan erenler, gel zaman git zaman Demir atlara bakıp bakıp “Oluklu demir icad oldu, beygirler berhava oldu” diyerek, küheylanlarını sütçülere satarlar. Artık Demir atın bağrında Kitap okutan muallimlerin dönemidir. Esatir’in erenleri bugüne ulaşsalardı, herhalde oluklu demir zincirle Sakarya’ya bağlanan Üsküdar’a bakıp; “Hey gidi keramet! Demir’in indirilmesinin hikmetini şimdi bir açıdan daha kavradık” derlerdi.
Demir yürekli eren dedelerimizin ironik, deruni kehkeşanları o gündür bu gündür boğaz’ın serin sularından karşıya yankılanır. Harem’den yola çıkan hacılara yol gösterir.
Artık Üsküdar’ın sokaklarında önünüze gelene sağ elimizi sol göğsünüze koyup; “Eyvallah Hafız” çekebilirsiniz. Size aynı ile cevap veriyorsa biliniz ki; O ya benimdir ya da İrşad ettiğimiz Sakarya’nın Üsküdar semti sakinidir.
Tevrat ilen sabittir ki; Sangarios nehri merkez olmak üzere Kızılırmak’tan, Bosphorus nehrine (Boğaz’a) kadar vaat edilen iki nehir arası, Adapazarılılarındır.
Üsküdar, öyle ki; Sultantepe’nin Anadolu’ya bakan yamaçları farklı, Boğaz’a bakan yamaçları farklı kültürü yansıtıyor. Ara sokaklarının erenlerine ve dahi oradan Sultanbeyli’ye, nihayet Ada’ya kadar uzanan Anadolu çocuklarına bakıp “Bunlarda nereden çıktı” diyen yeniyetme burjuvazinin aksine, Boğaza bakan yamaçlara yerleşen bu keneler bize daha yabancı.
Ada’dan Adalı Murat geldi (Halil babamın adı, ama Adalı değil) diye telâşe ye tutulmuşlar mıdır bilmem, ama meyhanelere sığmayan meydan çocuklarının, meydan hanımları kollarına takıp Kızkulesi’ne karşı mey çekmelerine bakıp kendilerini aldatmasınlar. “Nasıl da denize döktük Lümpenleri” sözü boğaz’ın sırtlarına yazıldı bile.
Ve hatta Üsküdar Fethi Paşa Korusuna ve da Nakkaştepe sırtlarına; “Dur sünepe! Bakıp durduğun Boğazın akan suları, senin çanağındaki mey değil, sömürüp durduğun Anadolu çocuklarının kanıdır” yazmalı.
Vel hâsıl, bu bir veda yazısı değildir, Üsküdar’ın fethidir.
“Bekle bizi İstanbul…”

 


13 Eylül 2011 - 21:05:07 - 10 günlük

Yorum: [0]

Yorum yap



Bu Köşe Yazısı için henüz yorum yapılmamış

 
  Yazara Ait Diğer Yazılar
• ÜSKÜDAR-SAKARYA HATTI
• NAMAZLARINIZI AKSATMAYINI
• RAMAZAN, YAKINLIKLAR VE U
• BİR, İKİ, ÜÇ … KIRK
• ŞEHRİMİZİN İNSANLARI
• SEÇİMLER VE PARTİLER
• ADALET SİSTEMİ VE HALKIMI
• ESFEL-İ SAFİLİN’DEN
• Topluma Karşı Siyasette Ü
• HAYRANLIK UYANDIRAN BİR K
Diğer Yazıları ▲▼

▼  reklam  ▼

Reklam ver


  Yeni Köşe Yazıları
• AHLÂKÎ ENERJİ (Fahrettin YILDIZ)
• Öküz Altında Buza Aramak (Hüseyin ÖZÇELİK)
• Namaz ve Niyaz (M. Ali ÇINAR)
• DARBECİLER (Gürkan KILIÇ)
• Alemdar ve Çağdaş Belediy (Hüseyin ÖZÇELİK)
• TEKNOLOJİ (Dursun Bostancı)
• Müslüman Militarizmi (Ömer ERDEM)
• AK GÜNLERE (Yakup ALTINTAŞ)
• ÜSKÜDAR-SAKARYA HATTI (Murat AYDOĞDU)
• kolları yırtık (Somel Yusuf)

▼  reklam  ▼

Reklam ver


  En Çok Okunan Yazılar
• NASRETTİN HOCA'YA MEKTUP (İbrahim AÇILAN)
• İHVAN NE YAPIYOR/ YAPMALI (Abdullah ARİF)
• SAKARYA, 72 KÜLTÜRÜN ŞEHR (Murat AYDOĞDU)
• Hiç Okudunuz mu? (Murat AYDOĞDU)
• Ada Treninde bir Tatanga (Murat AYDOĞDU)
• 28 Şubat'ın genleri (Murat AYDOĞDU)
• Gar Meydanı (Murat AYDOĞDU)
• SAKARYA KÜLTÜREL DOKUSU Ü (Murat AYDOĞDU)
• SABAH İÇİN DUA VE NAMAZ (Murat AYDOĞDU)
• GAZZE ve SİVİL TOPLUM ÖRG (Murat AYDOĞDU)

» Bu Sayfayı Paylaş
Arkadaşına Öner
Google 'da Paylaş
Facebook 'da Paylaş
MySpace 'de Paylaş
Twitter 'da Paylaş
Digg 'de Paylaş
DEL.ICO.US 'da Paylaş
Döviz Kuru Bilgileri
DOLAR(USD)
EURO(EUR)
STERLİN(GBP)
EURO/USD
Gösterge Bono
O/N Repo
ALTIN
Tren Saatleri
ADAPAZARI - HAYDARPAŞA
ADAPZR ARİFİYE İZMİT H.PAŞA
05:25 05:39 06:23 08:23
07:00 07:14 07:55 09:42
07:40 7:52 08:29 10:15
09:20 09:34 10:13 12:01
11:20 11:34 12:13 14:01
12:40 12:54 13:34 15:22
13:40 13:54 14:34 16:17
15:35 15:48 16:28 18:16
16:40 16:54 17:33 19:23
17:15 17:29 18:16 20:16
18:55 19:10 19:49 21:33
21:15 21:29 22:07 23:49
       
HAYDARPAŞA - ADAPAZARI
H.PAŞA İZMİT ARİFİYE ADAPZR
05:20 07:15 08:00 08:13
06:25 08:13 09:01 09:14
07:25 09:08 09:43 09:54
08:15 10:01 10:44 10:57
10:40 12:31 13:10 13:23
12:40 14:26 15:06 15:19
13:20 15:06 15:50 16:03
15:10 17:00 17:40 17:53
16:30 18:28 19:15 19:28
18:00 19:50 20:29 20:46
19:45 21:32 22:12 22:25
21:30 23:12 23:52 00:05
 

Aktif Ziyaretçi: 148 | Bugün Tekil: 1800 | Bugün Çoğul: 228177 | Online Yazarlar : Ali ARICI Son 5 dk. içinde

2009 © Sakarya Bölge Haber
Web sitemizdeki içeriğin tamamının ya da bir kısmının izinsiz kullanımı yasaktır. Hak ihlali sonucu yasal mercilere başvurulacaktır
En iyi görüntü için 1280 X 1024 ekran çözünürlüğü ve IE8  tavsiye ediyoruz..